
Ormanın Ruhu
Ormanın büyülü rüyasına hoş geldin.
Yavaş yavaş yürüyorum, kuşların muazzam sesleri yankılanıyor, ağaçlar yapraklarıyla bütünleşmiş, görüntüsüyle büyülüyor .
Daha önce doğanın örtüsüne adım adım ilerlerken görüntüye aldanıp içindeki muazzam sessizliği hiçe sayardım. Zihnimin perde arkasında telaş devam ederken, benim de oyunun parçası olduğumu ilan ederdi. Kafamın içerisinde susmak bilmeyen diyaloglar ve monologlar içinde yalpalanıyordum. Ya geçmişin karmaşıklığı, ya da gelecekteki planların tuzağındaydım.
Adım attığım andan itibaren benim olmayan tutkuları,hayatları,istekleri, arzuları üzerimde taşıyor, hayata meydan okumaya çalışıyordum. Benim dediğim her şey, beni benden alıkoyan serzenişin yansımasıydı. Hırsla istenmiş duyguların peşinde yavaş yavaş kaybolurken ,öfkem bedenime zarar vermeye devam ediyordu.
Doğada gecenin karanlığında kaybolma dürtüleri, adım attıkça doğanın enerjisiyle yenilenme duygusuna bırakıyor yerini. Karşınıza çıkan fırsatları düşünün Kim bilir kaç kere, fırsat olan seni elinin tersiyle ittin .Senin olmayan düşüncelerin kapanına yakalanıp, kaç kere kendin olmaktan vazgeçtin? Belki de bir çok kez reddettin kendini.
Düşünün ,gerçekten size ait olan şey nedir?
Senin olan şey, kendin için zaman ayırmandı. Defalarca erteledin ya da bir kaçış olarak etrafta savruldun. Kalabalığın ortasında kendini bırakıp bir çok kez kayboldun.Şimdi ise sen olma zamanı ! Başkası olmadan, ötekilerin istekleri olmadan kendin ol. İçindeki alkışlanma hissini bırakarak, kendine zaman ayır ve doğada kal. Sana değer vermeyen insanlar için kendinden vazgeçme, bunun için hayat çok kısa. .Soruların cevapları doğanın sessiziliğinde ....
Doğa bizi aldatmaz; kendimizi aldatan biziz. J.J Rousseau
Özlem KUL @ozlemkulyoga